موقع اممي ثوري ثقافي مناهض للامبريالية ومناصر لقضايا الشعوب حول العالم.

Mahir ARPAÇAY’ın “BIRAKIP KAÇANLARA” Notu

235
image_pdf

Bu yazı şehit düşmeden (2 Haziran 2015) kısa süre önce Mahir ARPAÇAY tarfından yazılmıştır.Mahir bu kısa notta “Gün gelir yoldaşların ölümle burun burunayken onları BIRAKIP KAÇANLARLA karşılaşırsın…” ifadeleri ile yazısına başlıyor.Peki Mahir ARPAÇAY‘ı “Ölümle burun burunayken bırakıp kaçanlar kimler”? Bu sorunun cevabı Şubat  2014 tarihinde saklı. Kamuoyunda EÖC (Emek ve Özgürlük Cephesi), TG (Türkiye Gerçeği) olarak bilinen iki grubun temsilcileri yurtdışında bir görüşme gerçekleştiriyor.Bu görüşmede “BİRLİK” meselesi tartışılıyor ve böylece gündemleştiriliyor.Yurtdışında adımı atılan bu görüşme, “BİRLİK” meselesi Ülkeye (Türkiye) aktarılıyor.Tartışma ve “BİRLİK” sürecine SDP’ninde (Sosyalist Demokrasi Partisi) katılması ile “BİRLİK” üç bileşen tarafından gerçekleştiriliyor.

Bu meslenin hareketimiz MLSPB’yi ilgilendiren boyutu nedir?

Bizler MLSPB/DEVRİM CEPHESİ olarak Sağ ve statükocu anlayışla 22 Mayıs 2009’da yollarımızı ayırmıştık aynı süreçlerde (6 Ekim 2014) Rojava’da (Kobane) idik. Mahir ARPAÇAY bu yazıyı yazdığı süreçte ülke içindeki  Statükocu şef  yurtdışındaki sağ-tasfiyeci …..şahsın icazeti ile partimiz THKP-C/MLSPB adını kullanarak  suç işlemeye devam ediyordu. Sağ tasfiyeci anlayışın ve statükocu şefin siciline işlenen suçlardan biride 5 Haziran 2012 yılında şehit düşen Talip KARASANSAR’dır.

Devam edelim, böylece EÖC, TG, SDP, aynı yılın ortalarında “BİRLİK” meselesinde anlaşmış ve neticelendirmişlerdir.İşte Mahir ARPAÇAY bu BİRLİK çalışması kapsamında Kobane’ye (Rojava) gönderilmiştir.7 Aralık 2014’te Kobane direnişi içinde Birleşik Özgürlük Güçleri (BÖĞ) bu “BİRLİK” sürecinin bir sonucu olarak ilan edilmiştir.

Aslında sağ-tasfiyeci anlayışın Devrimci ve sosyalistlerin “BİRLİĞİ” gibi bir derdi yoktu.Tek dertleri kırılan statükolarını yeniden yapıştırmak ve tahkim etmekti.Sırf statükolarını yeniden tahkim etmek için “BİRLİK” meselesine zıplayan sağ-tasfiyeci anlayışın hem UKKTH hemde Devrimci ve Sosyalistlerin birliği konusundaki ilkesizliği, ikiyüzlülüğü  kısa süre içinde hem “BİRLİK” yaptıkları diğer bileşenler tarafından görüldü hemde Kobane’ye yolladıkları ve yapayalnız bıraktıkları Mahir ARPAÇAY tarafından.Birlikten çekildiler fakat bunu ne kamuoyuna ne de yıllarca aldattıkları insanlara açıklayamadılar.Mahir ARPAÇAY’ı geri çağırdılar ancak mahir ARPAÇAY sağ-tasfiyeci çizgiyi ve statükoyu reddetti.

İşte ARPAÇAY’ın bu Yazıda “Gün gelir yoldaşların ölümle burun burunayken onları BIRAKIP KAÇANLARLA karşılaşırsın…” diyerek mahkum ettiği “BIRAKIP KAÇANLAR”  hem Tamer ARDA ismini taşıyan ARPAÇAY’a,  hemde MAHİR’in uğruna canını verdiği PARTİ-CEPHE çizgisine MLSPB’ye ihanet etmiş olanlardır.

  • Mahir Arpaçay’ın yazdığı yazı: DEVRİMCİ İRADE!

Gün gelir yoldaşların ölümle burun burunayken onları BIRAKIP KAÇANLARLA karşılaşırsın…İşte tamda bu sırada DEVRİMCİ İRADEN senin en büyük dayanağın olur, olmalıdır.

Mücadelede bir çok olumsuzluklarla karşılaşmak mümkündür. Peki böyle anlarda ne yapmalı? karşılaştığın soruna sırt mı çevirmeli,yoksa DEVRİMCİ İRADEN’le o sorunu aşmalı mısın? cevap çok açık olsa gerek.

Bir devrimcinin düşman karşısındaki en büyük silahı onun İNANCI ve sarsılmaz İRADESİ değil midir?

image_pdf
قد يعجبك ايضا

اترك رد

لن يتم نشر عنوان بريدك الإلكتروني.