موقع اممي ثوري ثقافي مناهض للامبريالية ومناصر لقضايا الشعوب حول العالم.

Derleme: Özgür Bir Dünya İçin Direnen KASABALILAR

THKP-C/MLSPB
101
image_pdf

ABD cuntasını gerçekleştiren 12 Eylül’ün faşist şeflerinden biri olan Kenan Evren’e “olayları bastırmada en çok nerede zorlandınız?” sorusu sorulduğunda “doğu’da Fatsa, batı’da Turgutlu bizi çok zorladı” diye cevap vermişti.


DERLEME: KASABALILAR

Kasabalılar deyince ilk akla gelen Nurettin GÜRATEŞ’tir öğretmen bir ailenin oğlu olarak Turgutlu’da dünyaya geldi. İlk ve Ortaöğrenimini Turgutlu’da tamamladı. 71 silahlı mücadelesinin ülkeyi sarstığı, herkesi derinden etkilediği ve 12 Mart cuntasının insan avı gerçekleştirdiği günlerdi. Kızıldere direnişinin ardından ülke çapında THKP-C geride deyim yerinde ise milyonlarca sempatizan ve taraftar potansiyeli bırakmıştı.

Nurettin GÜRATEŞ bir THKP-C sempatizanı olarak arkadaşları ile birlikte bir yol arıyordu. Aynı dönemde Diyarbakır Eğitim Enstitü’süne öğrenci olarak gidiyor, devrimci faliyetini orada da sürdürüyordu. Nurettin, aynı zamanda daha geniş bir perspektifle THKP-C’nin sorunları üzerine çevresiyle birlikte kafa yoruyor, giderek daha sistematik ilişkiler ortaya çıkıyordu. Gürateş yoldaş içinde bulunduğu çevreyi özenli olmaya zorluyor, bir yandan arayış sürdürülürken diğer yandan dönemin yüklediği devrimci görevler artık belli sistematik içinde yerine getiriliyor, savaş sürdürülmeye çalışılıyordu.

Manisa’nın Turgutlu İlçesi’ne eskiden Kasaba derlerdi. THKP-C 1971 silahlı kopuşunun ardından ve Kızıldere sonrası ülkenin her yerinde olduğu gibi Kasaba’da da sempatizan kitlesi yaratmıştı. Süreç içinde bu gurup devletin rahatsız olduğu politik bir güç oldu. Devlet medya, bu gurubun politik faaliyetlerini, (biraz da uygulanan illegalite nedeniyle bilememekten kaynaklı) Kasabalılar olarak yansıtıyordu.

Kasabalılar Sadece Ege’de değil, Taa Akdeniz’e kadar uzanan bir örgütsel ağ oluşturmuşlardı. Manisa’nın Turgutlu (Kasaba) ilçesi THKP-C/MLSPB tarihinde olanüstü öneme sahip bir ilçe idi. Adana emniyet müdürlüğinde 13 Şubat 1981 yılında işkence sonucu şehit düşen ve Nurettin GÜRATEŞ’in kayınbiraderi Bedrettin ŞINNAK’ta kasabalı bir devrimciydi.

İşte özgür bir dünya için savaşan KASABALILAR büyük ölçüde Nurettin GÜRATEŞ yoldaşın eseriydi. Ve yıllar sonra GÜRATEŞ yoldaşın düşlerini taşıyan Fırat YILDIRIM (Tamer KASABALI) İstanbul’dan gerilla alanlarına, gerilla alanlarından Afrin’e “Özgür bir dünya için savaşan” ve şehit düşen “KASABALILAR” kervanına katıldı.


Filiz Yalçın’ın Anlatımı ile Nurettin GÜRATEŞ

“THKP-C sevdalısı olduğunu, devrimcilik yaptığını, işçi sınıfı ve emekçi halk için savaştıklarını, amaçlarının sadece devrim yapmak olduğunu, bankaya da bunun için girdiklerini…’ ısrarla tekrarlayıp durdu.

Yeni doğan gün içinde emniyet tarafından olayın takipçisi olan basın emekçilerine ‘yaralı banka soyguncusu, kurşun yarasından öldü’ şeklinde basit ve kısa bir bilgi verilir.

O gün, o hasta servisinde görevli olan hemşirenin anlatımıysa çok açık ve nettir:

‘Yaralı hastamız normal bir insana göre biraz fazla olan kilosunun karın bölgesinde oluşturduğu yağ dokusu sayesinde, boşluğuna isabet eden 9 mm. kurşunun ölümcül etkisine maruz kalmamıştı. Yani saplanan kurşunun hasarı, o cüssedeki bir yaralının ölümüne sebebiyet verecek kadar ciddi değildi.

Yaralı hastamızın bilinci hastanemize getirildiği saatten itibaren açıktı. Ameliyat esnası dahil, hiçbir zaman şoka girmedi. Servise çıkarıldığında, hastaneye doluşan polislerden fırsat buldukça benimle konuşmaya, bir daha zamanı olmayacakmış, olamayacakmış telaşı içinde bir şeyler anlatmaya çalıştı.

Kısaca, devrimci olduğunu, soyguncu ve bozguncu olmadığını, bir kamulaştırma operasyonunda yaralandığını. Polislerin en az kendisi kadar kararlı ve ciddi olduğunu, kendisini ilk fırsatta öldürmeye kalkışacaklarını anlattı. Ardından ‘zaferin er ya da geç direnenlerin olacağını, sonuçta mutlaka emekçilerin, halkın kazanacağını’ ekledi.

Tüm bunları, o yaralı vaziyette, yatağına ayağından kelepçeliyken anlatırken, insanda hayret uyandıracak biçimde sakin ve soğukkanlı idi.

Ancak adını-soyadını vermedi, doğum yerinden, memleketinden hiç söz etmedi.

Sadece, aslında mesleğinin öğretmenlik olduğunu, yine yer belirtmeden Anadolu’nun bir ilçesinde Türkçe öğretmenliği yaptığını da özelikle belirtmişti.

İlerleyen günde bir daha onunla konuşma fırsatımız olmadı. Belki de anlatacağını anlatmıştı. Ben, yattığı koğuşa girip çıktıkça, böylesi bir gönül rahatlığı içinde bana bakıp belli belirsiz gülümsüyordu. Ertesi gün, koğuşa farklı bir sivil giyimli-savcı olduğunu tahmin ettiğim- kişi geldi, bir şeyler konuştular ve gitti.

Son olarak, günün ilerleyen bir saatinde, ayak bileğinden yatağına bağlı olmasına ve yarasına rağmen moralinin çok yerinde olduğunu, hatta son cümlelerinden birinde polislerin kendisinden nasıl korktuklarını ve nasıl da panik içinde olduklarını konusunda, espri bile yapıyordu…”


Hüseyin Taşkın ile yapılan röportaj

Celal Şelte Hakkında birçok şey söylenenlerdendi, Kasabalılar’ın Hüseyin Taşkın’ı..O da aramızdan ayrıldı artık ve sessizce sonsuzluğa uğurladı dostları..Röportajından tanıyalım kendisini ..”

“- Sevgili Hüseyin, size 12 Eylül’den önce “Kasabalılar” deniliyordu, “Kasabalı” ne demek?

– Manisa’nın Turgutlu İlçesi’ne eskiden Kasaba derlerdi.1970’lerdeki Mahirlerin Denizlerin İboların mücadelesi ülkenin her yerinde olduğu gibi Kasaba’da da sempatizan kitlesi yaratmıştı. Süreç içinde bu gurup devletin rahatsız olduğu politik bir güç oldu. Devlet medya, bu gurubun politik faaliyetlerini, (biraz da uygulanan illegalite nedeniyle bilememekten kaynaklı) Kasabalılar olarak yansıtıyordu. Daha sonra bu isimde bir politik örgüt olmamasına rağmen, kasabalılık herkesin bildiği bir olgu olarak kaldı. Cunta mahkemelerinde yargılarken de, THKP-C/MLSPB – KASABALILAR olarak yargıladılar.

– Hangi örgütün üyesi olarak idam aldın?

– İdam cezasını MLSPB Devrimci Kurtuluş Örgütü üyesi olmaktan aldım. Çok kısa sürede cezam Askeri Yargıtay’da onaylandı. 1981’den 1991’e kadar asılmayı bekledik.

Kaynaklar: Sosyal medya hesapları

image_pdf
قد يعجبك ايضا

اترك رد

لن يتم نشر عنوان بريدك الإلكتروني.